Allah için verilen her kurban, sadece bir ibadet değil; kardeşliğin ve merhametin en güzel ifadesidir. Kur’ân-ı Kerîm’de buyrulduğu üzere: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; O’na ulaşan yalnızca sizin takvanızdır.” (Hac, 37)

Kurban ibadetinin özünde, Hz. İbrahim’in Allah’a olan mutlak teslimiyeti ve sarsılmaz sadakati yer alır. Kur’ân-ı Kerîm’de bildirildiği üzere, Hz. İbrahim ilâhî emre tam bir bağlılıkla oğlu Hz. İsmail’i kurban etmeye yönelmiş; bunun üzerine Allah Teâlâ, ona bir koç ihsan ederek kurbanın hakikatte teslimiyetin, takvanın ve kulluk şuurunun sembolü olduğunu göstermiştir.
Hadis-i Şerif
Hz. Peygamber (s.a.v.) de kurban ibadetinin faziletine işaretle şöyle buyurmuştur: Kim Allah için bir kurban keserse, onun geçmiş günahları bağışlanır. Onun kanı yere düşmeden önce Allah katında kabul edilir. Öyleyse sizin de ona hürmet gösterin. Ona güzel bir şekilde bakın.
Tirmizî, Edâhî, 7
